111,715 Posts

fidanmartinovic Yaz ️gelmeyince ben !!! #fidanmartinovic 3mon

» LOG IN to write comment.

fidanmartinovic Fotograflar; Ali Yavuz Ata !!! Tasarim; @pelinisildak !!! #fidanmartinovic 3mon

» LOG IN to write comment.

kadikoylusu Ben bugün annemi kaybettim.

Size hep neşeli şeyler yazmak isterdim. Hayat hep eğlenceli geçsin, yüzüm hep gülsün, insanları hep güldüreyim; neşeli, gezgin, meraklı bir mor kukla olarak hayatımı sürdüreyim.

Ama hayat öyle hayallerdeki gibi geçmiyor işte. Bazen yok saymaya çalıştığın her şey bir anda gerçek oluyor. Sen ne kadar yok sayarsan say, gelip yakana yapışıyor.

Aslında bugün hiçbir şey yazmayacaktım. Ama bu şişeyi görünce dayanamadım.

Annemin adı Zerin. Arkadaşları ona Zero der. Zero Annem.

Üç yıldır kanser tedavisi görüyordu canım annem. Çok zor ama bir o kadar da güzel günler geçirdi bu süre içinde. Babam da ben de hergün onun yanındaydık.

Annemin her kemoterapisinde yanındaydım. Kemoterapi olmayan her sabah birlikte kahvaltı yaptık, gündüzleri sinemaya gittik, Yoğurtçu Parkı'nda, Bağdat Caddesi'nde yürüyüş yaptık, evde mısır patlatıp 3D film izledik, sezon sezon dizi izledik, bir dünya kitap aldık, kafe kafe dolaşıp onları okuduk, dedikodu yaptık, hayal kurduk, konuştuk da konuştuk. Ama bugün gelip çattığında anladım ki hiçbiri yetmemiş bana.

Annemle o kadar çok vakit geçirmeme rağmen ona doyamadım ama biliyorum ki gene de şanslıyım. İçimi yakan acılarımın yanında dolu dolu anılarım var.

Herkes annesini sever ama ben daha çok severim. Çünkü benim annem dünyanın en güzel annesi ve hep de öyle kalacak. Ve maalesef siz çok şanssızsınız. Annemi hiç tanımadınız.

Hayalin beni hiç bırakmasın canım anneciğim. Sana her şey için teşekkür ederim.
2mon

» LOG IN to write comment.

kadikoylusu Küba aşkına zayi oldum.
Burası Cuba Coffee. Açılalı 1,5 ay oldu. Hani geçenlerde bir yer anlatmıştım, İki Kedi Cafe diye, işte onu tam karşısı.

Doğruyu söylemek gerekirse hep önünden geçiyordum ama bir türlü ısınamamıştım. Uzaktan bir soğuk geliyordu havası. Ama yanılmışım. İçeri girince o kadar hoşuma gitti ki, tam 4,5 saattir oturuyorum. Ciddiyim. 4,5 saat. Dile kolay, popoya zor, bacaklarım uyuştu oturmaktan. Neyse ki arada lavaboya falan gittim de tutulmadım.

Ne diyordum.. Hah, evet, benim için kafelerin en önemli özelliklerinden biri bu: Uzun oturma lüksü. Birçok yerde kendimi huzursuz hisseder, fazla oturmadan kalkarım. Ama burası hiç rahatsız etmedi. Kahvemin dibi soğudu, neredeyse yeniden çekirdeğe dönüştü. Ama gelip bir kez bile "Başka bir şey ister misiniz?" demediler, ben talepte bulunana kadar. Ama öyle ilgisiz de değiller. Hep ortadalar. Sadece müşteriyi rahat bırakmayı biliyorlar.

Tabi o kadar oturunca üzerinize afiyet biraz yedim içtim sonradan. Ve ne yiyip içtiysem çok beğendim. Özellikle tek göz yumurtalı tostlarına bayıldım.
Kafenin adının neden 'Cuba' olduğunu da sordum tabi. "Sadece sevgiden." dediler. "Küba'nın her şeyini seviyoruz. Ama gidip gezme şansımız olmadı hiç. Biz de burada kafe açtık." Bu arada kahvelerini Küba'dan özel olarak getiriyorlarmış. Fonda da hep Küba müzikleri çalıyor.

Sevdim ben burayı. Dadanırım. 2 yıl içinde de onlara Küba'ya gidecek parayı kazandırırım bu gidişle. Belki dönüşte bana hediye falan getirirler hem.
Ben kalkayım artık. Aslında biraz daha oturursam bu kadar Küba şarkısı dinlemekten danslarını, dillerini falan öğrenebilirim ama eve gitmem lazım. Üstelik dedim ya, tahta sandalye beni heder etti. Azıcık uzansam fena olmayacak.
4d

» LOG IN to write comment.