yuzyillikyalnizlik ''Birisine anlatmak da ucuzlatıyor ya işi, ne bekliyorsun karşındakinden, o acıyı gidermesini mi?'' diye fısıldadın.  Hem kendini ikna etmeye çalıştın hem de beni, öyle değil mi? Yahut sadece Leyla Erbil'i yâd etmek istedin. Hangisi olursa olsun ''O acıyı gidermesini beklemiyorum elbette. Dinlesin yeter. Zihinde ağırlık yapıp gözde yaşaranlar, boğazda düğümlenip  yürekte tortulaşanlar dile gelip de kelime denen kalıba sığmaya çalışınca bir de bakmışsın ufaldıkça ufalmışlardır ya, işte o vakit tüm o acılar kuşa dönüşüyor. Ben kuşa dönüşüyorum.'' demek istedim. Demedim. İçimden gelmedi. Kendimi yeterince kandırıyorum zaten.
Mandalina Kabuğunu Sevme Sanatı, Sf.29, Ocak-Şubat Sayısı
#kafkaokur @kafkaokur
....
Dinleyin yeter!
Yalnızca kadınlara, çocuklara, erkeklere değil; başkalarının mutluluğuna, haklarına, fikirlerine tecavüz ediyoruz. Her gün, her an.
Dinleyin yeter!
"Bütün bebekler melektir." demişti annesi. Bebekler masum. Kökleşmiş, ete kemiğe bürünmüş zihniyetin boynuna geçirmeli yağlı urganı.
Dinleyin yeter!
Kartopu fırlat tüm o korkularına. Yaşamak şakaya gelmez, unutma, yaşamak uğruna sayısız kez ölebil.
Dinleyin yeter!
Dinleyin!
Yeter!
2mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Güzel gülerdin. Güzel severdin. Barış Manço güzel sevmeyene adam demez ya hani, elindeki yarısı soyulmuş mandalinayı öylesine güzel seviyordun ki ''Bana balık verme, balık tutmak da Galata köprüsü müdavimi amcalara kalsın boşver. Bana mandalina kabuğunu sevmeyi öğret.'' diyiverdim bir gün. Ihlamur koktu.
''Mandalina kabuğunu sevmek sarılmak gibidir. Birbirlerine sarılmalarıyla ikinci bir kalp belirir insanlarda. Tam sağ taraflarında.'' dedin.
Mandalina Kabuğunu Sevme Sanatı, Sf.29, Ocak-Şubat Sayısı
#kafkaokur @kafkaokur
2mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Kalbimde, aklımda, fikrimde; zikrime düşüremediğim bir yığın çöp var. Birçoğunuzda olduğu gibi.
Kimileri kalkar, en güzel kelimeleri kavuşturup da, kendi çöplerinden sığınabileceği bir çatı oluşturur, bir şehir kurar. Latife Tekin gibi.
Bazıları da dışarıya karşı kendini koruyabilmek adına kalbine o çöplerden bir duvar örer. Senin gibi.
Bu nedenle yüzyıllıkyalnızlığım.
Bu nedenledir ki yüzyıllıkyalnızlığız.
Not: "Nerelerdesin?" diye bir sürü yorum gelmiş. Hatırına düştüğüm herkese çok teşekkür ederim. Her defasında aynı şeyi yaptığımı kabul ediyorum ama bu sefer gerçekten döndüm. :)
5mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Kitap evimin duvarları, çatısı, pencereleri, kapısı yoktur ama gelin görün ki benimkinin yanında pır pır atan bir kalbi vardır.
Raif Efendi misal, ona ne vakit ihtiyacım olsa gelir tutar elimden. Karşıdan karşıya birlikte geçeriz. Caddenin tüm kirini yüreğimizdeki yükler alır götürür, attığımız her adım yolları kelimelerle süpürür.
Halit Ayarcı ile sohbetlerimizin bir eşini henüz kimseyle kanlı canlı dakikalara sığdıramadım mesela.
Raskolnikov bir başıma yemek yemeyi sevmediğimi bilir. Ben daha çatala kaşığa davranmadan karşımdaki sandalyeye oturuverir. İzin istemez. İstemesine gerek yoktur zaten. Aramızda kalsın, ilk aşkımdır kendisi.
Hasıl-ı kelâm kaplumbağa gibi de sırtımda taşımam kitap evimi.
Ben neredeysem o da oradadır. Ben neysem o odur. • Yokluğumda yâdına düştüğüm, merak eden, arayan soran herkese çok teşekkür ederim. Hatırlanmak duâ gibi.
Bu arada bir süre kütüphanede sabahladım. Seneler evvelinden kalmış kitaplar arasındaki beni düşünebiliyor musunuz? Ders çalışmak zorunda olduğum için tekine bile dokunamadığımı da düşünün. Açlıktan ölmek üzere olan birinin önüne Halil İbrahim sofrası kurmuşlar sanki. •
6mon

» LOG IN to write comment.

Normal Zeynep Süeda
yuzyillikyalnizlik Padişahların, sayfalarını süsledikleri kitaplardan kafalarını uzatıp da hükümranlık zamanlarıyla dayanıp döşenmiş satırlara göz attıkları anda, dudakları arasından çıkacak bir avuç kelimenin insafına kalmıştı tarih kitaplarının kaderi. Demem o ki padişahlar ile tarih kitapları arasında gerçekleşen ve halen daha devam eden bu harpten yıllar önce kâğıda nakşedildi Puslu Kıtalar Atlası. Ve dilenciler, ne kadar büyük bir sistemin çarkları olduklarının bilincinde değilken planlandı her şey.
Para hiçlikti ve hiçlik olmasına rağmen, paranın yavaş yavaş dünyayı avuçları arasına aldığını hayal etti Uzun İhsan Efendi. Çünkü Descartes düşündüğü için var olmamıştı aslında, Uzun İhsan Efendi düşündüğünden dolayı biz vardık. O hayallerinin atlıkarıncasını çalıştırmayı sürdürdükçe de var olacaktık.
7mon
  •   senul @yuzyillikyalnizlik çok severek okumustum.Keyifli okumalar.. 7mon
  •   yummy_kitapp Bak ya hiç demiyo beni takip etmiyosun diye pat diye aklıma düşmesen nerelerde diye farketmiycem 7mon
  •   balmeyvesi Ahhh ya nerdesin sen bizi kendinden bu kadar mahrum bırakmaya ne hakkın var? du bi bakıyım demesem görmeyecektim, okuyamayacak, gene yazını beğendim diyemeyecektim @yuzyillikyalnizlik 7mon
  •   atolyesafinaz Güzel kuzucukkk nerelerdesin Çok özlettinçok yoğun oldugunu bildiğimden rahatsız etmiyeyim diyorumen uygun zamanında insaallah bi kahvelik sohbet ederiz️👭duayla 7mon
  •   laaboutiquee 6mon
  •   esmanurdan Ne harika bir galeriniz var Okuma aşkınıza kuvvet, ufkunuz geniş olsun Okuduğum kitaplarla da karşılaşınca nasıl mutlu oldum denk geldiğime :) @yuzyillikyalnizlik 6mon
  •   modacikmazi Çok severim! 6mon
  •   _kitapkurtlari_ Nerelerdesiniz? Sizi merak ettik 😐😯 6mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik (İsmail abinin sahili, Yavuz'un bankından selamlar)
- İnsanlık!
- Hooop!
- Naptın?
- Napayım işte Mecnun, insanlardan hayır gelmedi, dışladılar beni. Anlayacağın abine gene kapının önü gözüktü.
- Niçin? - Eziklik sayıp merhamet duygularından arındılar. Kibirlerini takınıp erdemlerini terk ettiler. Başkalarının düşüncelerini türbe yapıp o düşüncelere çaput bağlar oldular. Gerçeklerden korkup yalanlara koştular. Ahlak dersen, yerinde yeller esiyor.
Halbuki Kuran'ın yanında mealini, mealin yanında da Nietzsche okusak, Nazım Hikmet'le Necip Fazıl'ı yanyana koysak çok güzel olmaz mı? Kendi yataklarımızdan ayrılıp dallansak biraz, nasılsa denize kavuşmaz mıyız gene?
Sorgulayalım siyasetçileri, sanatçıları, babalarımızı, kendimizi... Özellikle kendimizi sorgulayalım.
Batıyı okuyalım, doğuyu okuyalım, yeraltını okuyalım, göğe bakalım!
Ağzımdan çıkanla kulağımın duyduğunun bir olmadığının farkında mıyım acaba...
Neyse Mecnun bekliyorum işte. Belki gelirler bir gün insanlar.
Belki bir gün insanlıklarını kuşanmayı hatırlarlar yine.
Belki...
Bir gün...
8mon
  •   mahiserire Nerelerdesin? İyi misin? Özlem yaratmak mayanda mı var sevgili Zeynep Süeda @yuzyillikyalnizlik 7mon
  •   cihanakan 6mon
  •   nergishanim Zeyneeep! Hoop! Neredesin? 6mon
  •   birincielbutik Çok begendim 5mon
  •   hatice_mutlu Çok hos satırlar. 4mon
  •   modacikmazi 4mon
  •   happydaysbyzynp @yuzyillikyalnizlik #kitapkurtları na özel kitap ayracımıza bir bakın derimsevgiler 4mon
  •   yldrm_klc Ben sizi uzun zamandır takip ediyordum zaten. Geçen kafkaokur dergisini okurken yazdığınız mandalina kabuğunu sevme sanatı yazınızı okudum çok beğendim. Hatta yazınızı okuduktan sonra daha önce bıraktığım blogger yazarlığına geri döndüm. Bugün dergiyi elime tekrar aldığım da bir kere daha okudum yazınızı. sonra yazının sahibini merak edip teşekkür etmek için twitterden baktım bulamadım. Sonra facede buldum sizi ama ayıp etmemek için eklemedim. Sonra ınstagramdan bakayım derken sizi buldum. İlginç olan ise ben zaten sizi bu dergiyi okumadan da takip ediyormuşum. Aradığım kişiyi çoktan bulmuşum aslında :) yazınız için teşekürler bana bazı şeyleri tekrar hatırlattı. Ellerinize ve yüreğinize sağlık... @yuzyillikyalnizlik 3mon

» LOG IN to write comment.

Normal Zeynep Süeda
yuzyillikyalnizlik Taşlar... İnsan yürekli taşlar varmış. Şiir bekçiliği yaparlarmış. "Annemle kumsaldayız... Kumdan yaptığımız pastayı avucumdaki taşlarla süslüyoruz. 5 taşımız kalmış. Annem diyor ki:
'Bizim zamanımızda Tetris yoktu tabi, beş taş oynardık.'
Gülümsüyor. Nasıl oynadıklarını anlatmaya başlıyor."
Sevgili Zeynep (@zynp ), @evimdergisi 'nde yazmış. Öyle de samimi anlatmış ki, annemin beslenme çantama koymak için yaptığı havuçlu tarçınlı kekinin kokusu geldi burnuma. Zeynep'in kelimeleriyle geçmişe sürüklendim ben de, ilköğretim yıllarıma döndüm.
Sonraki yazılarını merakla, birlikte beş taş oynayabileceğimiz günleri hasretle bekliyorum :)
8mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Aynaya hiç bakmamış; göldeki, bir otobüs durağındaki yahut sevdiğinin gözlerindeki yansımasına bir anlık dahi gözü takılmamış biri olsam varlığımdan ne kaybederdim ki?
Yeşil, tek gözlü bir uzaylı, şefkatli bir sumo güreşçisi, ihtiyar bir delikanlı veya 101010...'lardan ibaret bir yazılım programı olabilirim. Var bile olmayabilirim.
Kim bilir...
Hayallerinizde çok daha güzel olduğuma eminim ve bu büyünün bozulmasını hiç istememiştim. Lakin aylar öncesinden kalma bir sözüm var. Bu nedenle bu hafta içinde bir gün, saklandığım yerden çıkıp ce-eee yapmaya karar verdim.
İyi geceler dilerim...
8mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Hayallerimin bazıları kayboldu, birkaçı toz tuttu. Geriye kalanlarının üstüne dantel örttüm. Kırılmış, un ufak olmuş olanları da boşa gitmesin günahtır diyerek kuşlara verdim. 9mon
  •   sblsan Kardeşime doğum günü için Yüzyıllık Yalnızlık hediye verdim @yuzyillikyalnizlik 8mon
  •   gokyuzumavi__ @yuzyillikyalnizlik Merhabalar. Ben size bir şey danışmak istedim. Hasan Ali Toptaş'ın methini okadar çok duydum ki gidip en sonunda bu kitabını aldım. Okumaya başladığımdan beri bi terslik var üzerimde boğuluyorum, araştırdım biraz yorumlarda en zor kitabı olduğu yazılmış. Doğru mudur bu? Başka kitaplarından mı başlamalıyım okumaya bu yazarı, uslübunu sindirdikten ona alıştıktan sonra mı bu kitabına dönmeliyim acaba? Gerçekten inat edip okudukça başıma ağrılar girmeye başladı. 8mon
  •   yuzyillikyalnizlik Doğum günü kutlu olsun :) Seni seviyorum demenin en güzel yolu. Dilerim keyifle okur. :) @sblsan 8mon
  •   yuzyillikyalnizlik Merhaba. Evet, Toptaş'ın en zor kitabı sayılabilir. Bu benim Kayıp Hayaller Kitabı'nı 3 yılın ardından ikinci okuyuşumdu. Öyle de bir üslubu var ki kelimeler içinde kaybolmamak elde değil. Cümle mühendisidir kendisi ve bana göre Hasan Ali Toptaş'ı özel kılan nedenlerden biri de bu. Ben genelde bir yazara başlayacaksam ilk kitabından başlıyorum okumaya. O yazarın yazı serüvenine kendi yaşımla birlikte mum dikmek ve eserleriyle birlikte büyümek istediğim için belki, bilmiyorum. Dilerseniz siz de bunu deneyebilirsiniz. :) @gokyuzumavi__ 8mon
  •   gokyuzumavi__ @yuzyillikyalnizlik Çok teşekkür ederim, aslında ben başka kitabını bulamadığım için bu kitabını almıştım; ama yine de ilk kitaptan başlamak fikri çok güzelmiş. Bana güzel bir şey öğrettiniz. Tekrar teşekkür ederim. Sevgiler. 8mon
  •   gaslampa Sweet! 8mon
  •   yuzyillikyalnizlik Thanks @gaslampa 8mon
  •   demlisozler Merhaba arkadaşım sayfan çok hoş ve karşılıklı takibe alabilirsek çok çok memnun olurum. :) 7mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Bu yağız delikanlıyı tanıyor muyuz?
Henüz hânelerimize güneş düzenekleri kurmadığımız, gecelerin, gaz lambasıyla aralandığı zamanların delikanlısı. O zamanları yaşamasaydı belki de hayallerinin gölgesine takılıp düşmeyecek, o gölgelerin peşine düşmeyecek ve kendi varlığından şüpheye düşmeyecekti.
Gölgem var, öyleyse varım.
Ya gölgem kaybolmuşsa?
Onun yoktu ve o hiç büyümedi. Bu nedenledir ki Peter Pan, onun sûretinde tecessüm etti.
9mon
  •   thebuyuran Adaşımmış 9mon
  •   harvard18 yine mukemmel 9mon
  •   morrje Kalemiyle cesur bu adam aslinda nasil da naif nasil da sert kabuklariyla dis dunyadan korunan bir adamdir... 9mon
  •   kronikokur Her yazarda bulunması gereken üçüncü bir göze sahip Aynalı Hasan. . . Yıldız Ecevit onun için "roman yazan şair" sıfatını kullanır.  Şiirden muğber fakat şiire sevdalı. Türkçe'den başka dil bilmeyen ve bilseydi yine de Türkçe yazacak olan bir ev kuşu-oda böceği. İstanbul onun için insanlardan bazılarının orada yaşadığını sandığı bir şehir. Ve buraya sığmayacak birçok sıfatın sahibi zat-ı muhterem... Hasan Ali Toptaş ! @yuzyillikyalnizlik 9mon
  •   ulduzvekargalar Canımın taaa içi 9mon
  •   melani_koli 9mon
  •   mihrimahozlem Ah benim biricik dostum 9mon
  •   atolyesafinaz 9mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Sevgili Yazarlarım,
Beni yıllarca, hatta ömrünüz süresince yüreklerinizde sakladığınızı biliyorum. Çocuktunuz o zamanlar, hayata tutkundunuz. Büyüdünüz sonra. Sorumluluk sahibi yetişkinler oldunuz. Eee zamanı da gelmişti hani. Beni yüreklerinizden zihninize taşımaya karar verdiniz. Sizinle birlikte, aylarca beyin kıvrımlarınız arasında büyüdüm ben de, geliştim. Çok yordum sizi. Bitap düştünüz benim yüzümden. Uykusuz bıraktım günlerce. Endişelerinizin arasına karıştım. En çok da geleceğimden endişelendiniz, 'Ne olacak onun hali. Ya iyi bakamazsak, yeterince ilgilenemezsek' dediniz.
Güzel yazarlarsınız hepiniz. İyi baktınız bana.
Hiçbirinizin hakkını ödeyemem lakin benimle gurur duyacağınıza söz veriyorum.
Sizi seven evladınız
Kafka Okur
9mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Günaydın!
Bir Turgut var sabah'ım "Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya. Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum. Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun. Herkes uyusun..." diyor. Bir ben uyumadım bir de kitaplarımı uyutmadım.
Her doğum bir mucizedir. Bu nedenledir ki güneşin doğumuna kitabımla şahit olmayı, güneşi kitaplarla karşılamayı çok seviyorum.
Bugün refakatçim Mürekkepbalığı.
Dolmakalemler, pullar, defterler, harfler... Mürekkebe âşık, kelimelere mecnûn herkesin bir şeyler bulabileceği bir dergi Mürekkepbalığı. İlk sayısında Meydan Larousse anılarının bahsi geçmişti. Tam yılını hatırlamıyorum belki okumayı sökmeden önce belki ilkokul yıllarımda gazete kuponlarıyla almıştık. O kuponları heyecanla bekler, özenle keserdim. Küçüktüm daha, ansiklopedi için değil, salt o duygular için biriktirdim kuponları. Hele gazete bayii ile ansiklopedi-kupon değiş tokuşu yaparkenki heyecanım... Anı olarak aklımın bir köşesinde askıya astım. Ne zaman bir isim veyahut bir terim araştıracak olsam en azından 2-3 saatimi yerdi ansiklopedi. Gözüm bir kelimeye takılmayagörsün merak eder sonuna kadar okurdum, aradığım sayfaya gelene kadar onlarca farklı kavramda kaybetmişimdir kendimi. Aynaya baktığımda hâlâ daha o sayfalar arasında kendimi unutmuş olduğumu görüyorum. Belki unutmasam yazamazdım şimdi. Çok değil daha geçen sene 'Yazmak mı, ne münasebet?' diyen ben değil miydim?
Derginin son sayısında (3.sayıya ulaştılar, bebek büyüyor) Binbir Gece Masallarımın Şehrazad'ı @karakitaplik 1002. masalını paylaşmış bizimle. Pul müzesi'ni gönlümüzün ucuna kadar getiren enfes bir hikaye. Şah Şehriyar bayıldı, benden söylemesi.
9mon
  •   personofkuzguncuk Harikasınız 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Teşekkür ederim ♡ @personofkuzguncuk ^^ 9mon
  •   sevdasiiri Sanırım herkes uyuyor ve karşımda büyük larousse ve ana britannica'nın selamı var size.. Meydan larıusse u pek sevmemiştim bilgilerinde hatalar vardı ve içinde ki bilgileri yansıtır kağıt dokusu yoktu o yüzdendir okul kütüphanesine bağışladım :))) şimdi bir kaç şey yazıp, çizerek güneşi karşılamaya gidiyorum... Hade bakalım size de günaydın 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Günaydın :)) Büyük Larousse ve Ana Britannica'ya benden selamlar ^^ @sevdasiiri 9mon
  •   sevdasiiri ;)) 9mon
  •   balmeyvesi Mürekkebin bitmesin, kelimelerin tükenmesin, hep var ol @yuzyillikyalnizlik9mon
  •   cehbezaaa 9mon
  •   yaalexandr 9mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Nisan 1897. Bahsettiğim, öyküyle hiçbir ilgisi olmayan kardeşler bu röportajı verirken yüzlerce çift göz tüplü televizyona odaklanmış, fırında unutulmuş makarna almış eline sazı, mısralar düzüyor yanık, kediler köpekleri kovalıyor, Marie Antoinette Selim Işık'a pasta ikram ediyor, dışarıda, kütüğünden milletini sildiren Mohandas için Heil Gandhi nidaları yükseliyor, kelebekler kozalarına sığınmış, tırtıl olmayı bekliyor, değirmenler, çatılarında miğferleri, kendilerini Don Quijote zannediyor... Bir dakika, ne? Bu ne saçmalık? 1897'de tüplü televizyon mu? İmkansız! Ama nasıl olur, bu öykü yanlış. Hey, çocuk! Sen de kimsin? Başka hikayenin kahramanısın sen, ne işin var burada? Tabi ya şimdi anlıyorum. Kendi satırlarından buraya atladığın için hikayeler arası delik açtın ve her şey karıştı. (Kronos Dokuma Atölyesi)
Devamı: www.kafkaokur.com
@kafkaokur #kafkaokur

Merhaba,
Şu zamana kadar gözlemlerimi, incelemelerimi ve anılarımı paylaşmıştım. İlk defa kurdum, kurguladım, kurmaca doğurdum, kurmacalıklarda boğuldum. Pek çok yazara taş çıkardığınızı bildiğimden çoğunuzun yorumlarını, yazılarını bayramlık şeker torbamın içinde saklıyorum. Yorumlarınıza değer veriyorum. Yorumlarınızı bekliyorum.
Ve sözü hayallerime bırakıyorum.
Küçük hanım yine hayaller peşinde. Küçük bir hanım olamayan küçük hanım...
Küçük hanım iyi geceler diler...
9mon
  •   kitapdolu Tüm paylasımlarınız çok güzel, tebrikler. 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Teşekkürler :) @kitapdolu 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Geç kalmış yorum 4 (burada yüzünü eliyle kapatmış utanan bir surat ifadesi var) : Canım Nihal... O güzel gözlerinden, tertemiz yüreğinden öperim. Bu aslında epey uzun bir öykünün küçük bir kısmı. Metnin tamamı www.kafkaokur.com da. Öykü doğar doğmaz kimlik derdine düşüp, adını Kronos Dokuma Atölyesi koymayı uygun gördüm. Apar topar oldu biraz. Umarım beğenirsin :) @nnhlak 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Geç kalmış yorum 5 (burada yüzünü eliyle kapatmış utanan bir surat ifadesi var) : O kadar mutlu ettiniz ki nasıl anlatsam... İçimdeki, 'kalemlerini kuşan zeynep' diyerek önümdeki şu tertemiz kağıda meydan okuyor, beriki hodri meydan nidaları atıyor, ortalık mürekkep revan içinde kalıyor... Bütün bu yorumları hazine sandığımda biriktiresim geliyor, zaman zaman çıkarır içimdeki bayramlık çocuğu dürterim 'hadi çıksana ortaya' diyebilmek için..♡ :) @acemidunyali @bi_zarif @senul 9mon
  •   cehbezaaa Kudüs gücü gelmiş kalemine. . Tabikide kuşan kalemini.. halid bin velid misali asla mağlup olmazsın bu yolda allahın izniyle. . @yuzyillikyalnizlik 9mon
  •   krmzsclkz1 Masalsı ve güçlü , okuduğun zaman zengin malzemelerle karsılasıyosun . Hikaye ya da kose yazısı bakımından yogun , ama roman için ideal kalemın :) @yuzyillikyalnizlik 8mon
  •   yuzyillikyalnizlik Amin. Yorumunuz için teşekkür ederim, çok mutlu ettiniz :) @dosttagram 8mon
  •   yuzyillikyalnizlik Teşekkürler ^^ @krmzzzzzz 8mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Bu yıl pastamda 3 mum olsun mu anne? 3 yaşıma dönmek istiyorum. Hayret edebilme yetimi geri istiyorum. Eski merakımı istiyorum. Sığ sular bana göre değil, sığ düşüncelere katlanamıyorum. Büyüdükçe hayretim küçülüyor. Büyüdükçe alışmalarım, kanıksamalarım da büyüyor. Bazılarına göre bunun adı 'Adapte'. Yürü git pis mahluk, basbayağı 'Duyarsızlık'sın sen. Küçük yürekler büyür ve duyarsızlığın girdabına kapılır.
Geçen gün ufak bir çocuğun, işkence yöntemlerini konu alan bir filmi izleyişine şahit oldum. Hiçbir detayı atlamamış yönetmen, her türlü kanlı sahne mevcuttu. Ben dehşete kapıldıkça çocuğun film karşısında tepkisizliği arttı. Mimikten arındırılmış sureti çizgi film izliyordu sanki.
Dünyanın ömür ucundaki olay, bir düğmenin ucunda artık. Her an her şeyden haberimiz oluyor. Bilinçleniyoruz evet ama bilinçlenirken bir yandan da duyarsızlaşmıyor muyuz?
Burnumuzun odadaki kokuya alışması için birkaç dakika yeterlidir ve sonra kokuyu duymayız. Koku, varlığından bir şey kaybetmemiştir lakin beynimiz yeter artık diyerek kokuyla ilgili gelen sinyalleri görmezden gelir. Kokuya duyarsızlaşırız.
Sürekli gözümüzün önünde olan şeylere karşı da bağışıklık kazanırız. Bu şey bir insansa, bizi seven biri diyelim; o kişice terk edilememezlik sanısına hangimiz kapılmadık ki? Bu sanının güvencesiyle, karşımızdaki sevgiyi hoyratça kullanmadık mı?
Bu evrensel bir sorun olsun, misal Gazze. Bombalar altında kalmaya devam ediyor.
İlk zamanlardaki tepkiyi göstermiyoruz, gösteremiyoruz. Gözümüz alıştı, görmüyoruz, duymuyoruz. Duyarsızlaştık.
Konuyu dallandırıp budaklandırdım, gözlerinizi yordum. Affedin.
9mon
  •   buyuklerin_sozu 9mon
  •   safakakyazici @yuzyillikyalnizlik kaleminize sağlık gözlerim yorumladı aksine keyif aldım... maalesef ki haklısınız.n 9mon
  •   bayanomece M ü t h i ş . . 9mon
  •   birgulsevi 9mon
  •   bi_zarif Seni merak ettiğimi ve özlediğimi sürekli oflayıp pufladığımı bil istedim Sahi iyisin değil mi? iyi ol kafî 8mon
  •   yuzyillikyalnizlik Yüzü, gönlü, fikri, zikri güzel olan insanlar tarafından hatırlanmak ne güzel... İyiyim çok şükür, yorgunum ama aç değilim açıkta değilim. Sonra sağlığım yerinde. Anlayacağın alışkanlıkla iyiyim, öylece oturuyorum işte. Çok güzel kitaplar okudum, güzel şeyler hazırladığım. Bayramda fırsat bulduğumca yokluğumun acısını çıkarmaya çalışacağım. Sen nasılsın, iyisindir umarım. Iyi ol sen, ben iyi olurum..♡ @bi_zarif 8mon
  •   bi_zarif Elhamdulillah Zeynep'im iyi ol hep ♡ Bende iyiyim sen iyiysen! Hüzün dokundurma yüreğine ve iyi ol kafî. Beklerim eteğinde topladığın her bir güzelliği, özlemle ve dahi heyecan ile beklerim. Öperim naif yüreğinden 8mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Yusuf Atılgan'ın 1980'lerde Oğuz Atay'ı kaybettikten sonra yazdığı bir yazı var, diyor ki: ''Günlerden bir gün, bir paket geldi bana. Açtım içinden bir kitap çıktı: Tutunamayanlar. Kitap imzalıydı ve içinde de şöyle bir yazı vardı: 'İlgileneceğinizi umarak...' '' Yusuf Atılgan bu kitabı okur, çok da sever. Ama bunu hiçbir zaman Oğuz Atay'a söylemez. ''Benim okuduğum kitap o kadar müthiş bir eserdi ki, böyle muazzam bir kitabı kaleme alan birinin daha nice eserler yazacağını düşündüm. Benim yorumuma, iltifatıma, söyleyeceğim iki çift lafa ihtiyacı olmadığını düşündüm. Dolayısıyla hiçbir zaman takdirlerimi ona iletme gereği duymadım.'' Ama aradan seneler geçer, ortak bir arkadaşlarından şöyle bir şey işitir ki, bu hadiseyi yeniden hatırlamasına sebep olur. ''Ben Yusuf Atılgan'a kitabımı gönderdim, ama kendisinden tek bir kelime dahi duymadım. Tek gördüğüm kayıtsızlık oldu.'' demiştir Atay. Bunu duyan Yusuf Atılgan çok pişman olur; ancak geçtir artık. Oğuz Atay vefat etmiştir. Ve Atılgan bu anıyı anlatırken der ki: ''Eğer bugün hayatta olsaydı, ne yapar ne eder muhakkak onu bulur, karşısına geçer, yüz yüze ona kalemini ne kadar takdir ettiğimi söylerdim.''
9mon
  •   yuzyillikyalnizlik 1001kitap ı biliyorum ama orda bi sayfam olabileceğini bilmiyordum. Kitap satış sitelerinden değil mi? :) @dersmeselesi 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Çok teşekkür ederim. Sözlerinizin nasıl da iyi geldiğini anlatamam :) @gece_okur 9mon
  •   nilinkitapduragi @yuzyillikyalnizlik sen kıymet bilensin... ️ söylemem gereken bir şey var: iyi ki yazıyorsun, okuyorsun... 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik En kıymetlim ♡ Senin ipekten işlediğin yazılarının yanında benimkiler kâğıt israfı. Çokça kucaklıyorum seni :) @nnhlak 9mon
  •   nefes12 9mon
  •   bohemzen Muhteşem 9mon
  •   nergishanim 9mon
  •   reyhan_mutfakta Ben daha önce Oğuz Atay okumadım Tutunamayanlar bi köşede öylece okunmayı bekliyordu😐 Ama en son bitirdigim Hakan Günday'ın AZ romanında Oguz Atay öyle bir anlatiliyor ki cok etkilendim üzüldüm hemen basliyorum sırayla bütün kitaplarını okumaya.. @yuzyillikyalnizlik 9mon

» LOG IN to write comment.

Normal Zeynep Süeda
yuzyillikyalnizlik Kendim de dahil herkese ithafen,
Şimdi bunlar böyle yan yana mutlu mesut dururken sen neyin kavgasındasın? Klavye başında "Yaşasın özgür düşünce!" naraları atarken, er meydanında farklı düşüncelere tahammülsüzlüğün neden? Hep aynı ideolojileri mırıldanan kanalları izlerken, aynı telden öten yazarları okurken acaba hür iradenle kendi düşüncelerini mi oluşturdun yoksa hazır, paketlenmiş fikirlere mi kondun?
Bak tarihe! Milyonlarca kitap yasaklandı, yakıldı, denizlere boşaltıldı. Neden? Çünkü korktular. Neyden? Öğrenmenizden, kendinizi geliştirmenizden korktular. Belli bir yaştan sonra, hayal ürünlerinden korkmaması gerektiğini öğrenen insan gerçeklerden korkmaya başlar. Gerçeklerden korktular! Çünkü biliyorlar ki kalem, kılıcın yapamadığını yapar. Fikir tohumu eker zihinlere. Ve zararsız gibi görünen o kelimeler, tarihi değiştirir, dünyayı ters yüz eder.

Sizden bir ricam olacak. Alın bir Cemil Meriç kitabını, okuyun ya da yalayıp yutun demiyorum. Alın kitabı tabağınıza, beyninize sunun. Her bir lokmasını usulca çiğneyin, sindirin, hazmedin. Zamanla kalbinize de karışacak, her atışında hücrelerinize nüfuz edecek. Bu nüfuzu hissedin. Ve garanti ediyorum her damağa uygundur.
Ufak bir öneri: Kalbini dumanlı odalarda büyüten yazarlardan Meriç, bu nedenle yanına çay yakışır.
9mon

» LOG IN to write comment.

yuzyillikyalnizlik Günaydın!
Her şeye rağmen hatta çoğu zaman kendine rağmen yaşar insan. Bugün güzel bir gün olsun ve sizi kimsenin üzmesine izin vermeyin. Kendinizin bile! "Küçük bir kasabada fotoğrafçılık yapan Almanza, bölgenin en büyük şehri olan La Plata'yı tanıtımında kullanılmak üzere fotoğraflamak için kısa süreli iş teklifini kabul eder, ve macera başlar.
Yakın arkadaşı ve ortak kitaplar yazdığı Jorge Luis Borges'in deyişiyle, doğaüstü'nün, ani bir hüznün ve insafsız bir mizahın ancak büyük bir usta tarafından altından kalkılabilecek şekilde bir araya getirilmesiyle oluşmuş hayranlık uyandıran bir roman..."
(Arka kapak yazısı)

Adolfo Bioy Casares'in, Jorge Luis Borges'le uydurma isimler altında, ortak bir çok kitaba imza attığı söylenir ve 'edebiyat magazini' bünyesinde, uydurma yazarlarıyla sürekli bir polemik halindelerdir. Benim gözümde Borges, hayal gücünü satırlara ve ayrıca hayatına dökebilen eşsiz insanlardan. Kitaplarını okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.
10mon

» LOG IN to write comment.

Normal Zeynep Süeda
yuzyillikyalnizlik Mutsuz olmayı bile doğru düzgün beceremiyoruz ki.
Karanlıklar içinde usulca
Veyahut yağmurlar arasında
Sessizce, saklanarak ve saklayarak
Gözyaşı dökmenin kutsallığını
Kaçımız hatırlıyor?
Feryat figan ağlayışlarla duyuruyoruz artık
Obsesif ben(cil) duygularımızı.
Gözyaşlarımızla kıskandırır olduk timsahları.
Kim istemez mutlu olmayı
Ama mutsuzluğa da var mısın
Tüm samimiyetinle?
10mon

» LOG IN to write comment.

Normal Zeynep Süeda
yuzyillikyalnizlik ...
- Her çağın kendi cehennemi vardır. Bugün bu cehennem kütüphanedir.
- Kitap okumanın büyük bir günah olabileceğini hiç düşünmemiştim.
- Değil. Ancak yine de eğer olsaydı, dünya yaşamak için çok daha iyi bir yer olurdu. Kitap okumadı diye kimse cehenneme gönderilmedi (...) Mesele çok basit. Okumayı herkes için mecburi tuttuk. Bu şekilde biz de iyi bir şeye hizmet etmiş olduk. Her şeyden önce makûmlarımız kendilerini cehenneme getiren eksikliklerini burada giderebileceklerdi. Eğer çok okurlarsa, kötülük yapmak için hem daha azgüdüleri olacak, hem de kötülük yapmaya pek zaman bulamayacaklardı. Okuma eylemi onlar için tam  bir sağaltım anlamına gelir. İşte bu yüzden de biz buna terapi diyoruz, cezalandırma değil, biraz geç sayılsa da. Ama yine de böyle bir şey için asla geç kalınmış denemez.
* Kitap ile ilgili bilgi www.kafkaokur.com da (Yağmurla Sulanan Beyinler). Hazır açmışken diğer yazılara da bakarsanız bahtiyar olurum, ben henüz azcık çocukça yazıyorum. Orda sizi yıkıp geçecek yazılarla karşılaşacaksınız :)
Aradığımı duyunca kitabını bana gönderen @yoshitheowl e çok teşekkür ederim :)
10mon
  •   yuzyillikyalnizlik Yaş önemli değil, asıl mesela 'okumak' :) @bahadirr 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Çok teşekkür ederim Beğenmenize çok sevindim ^^ @elifhanimcik @yeliss_ 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Güzel gözler güzel görür, çok teşekkür ederim :) @alitunc.l_tnc Kendimi bildim bileli okuyorum ama yazmaya başlayalı altı ay oldu. Beğenmenize çok sevindim, yüreğinize sağlık @osge_snr @mervbozkurt 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Sizin gibi güzellikleri tanıyabilmek, yüreğimde biriktirebilmek, mesafelere rağmen, sesini bile duymadan sevebilmek... Instagramı bu yüzden seviyorum :) @yazbitmesin @nnhlak @atolyesafinaz 9mon
  •   nilinkitapduragi @yuzyillikyalnizlik sen varsın diye IG mı seviyorum 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Tam da bu konuyla ilgili birkaç gün önce bir şeyler karalamaya başlamıştım, çok güzel denk geldi. Fırsat bulabilirsem bugün yayınlayacağım. :) Dediğiniz gibi kimseler eninde sonunda yenilgileriyle yer aldılar tarihte. Tarih ezeli bir tekerrürden ibarettir der Ömer Seyfettin (yazarı yanlış hatırlıyor olabilirim, yanlışsa affedin). Yine yenileceklerine eminim :) @senul 9mon
  •   yuzyillikyalnizlik Canımsın @nnhlak 9mon
  •   bibliograf Instagram fotoğraflarında genel olarak hep aynı kitapların dönüp durduğunu görmekten sıkılmışken bu şahane kitabı görmek hem çok ilginç, hem de güzel. 9mon

» LOG IN to write comment.

Normal Zeynep Süeda
yuzyillikyalnizlik Küçük filozoflardanmışım ben eskiden, biliyor muydun? Şimdi düşünme yetimi zımparaladılar. Aldılar ellerine makasları, fikirlerimi işlerine gelen yerlerden kesip tek kalıp halinde piyasaya sürdüler diğerleriyle. Söyletme bana şimdi, kim olduklarını bilirsin sen. Neyse, küçük filozof diyordum. Vakti zamanında anneme yağmurun neden yağdığını sormuşum. Çiçeklerin duası olmakla birlikte, onların büyümesine vesile olduğu şeklinde yanıtlamış beni. Filozofum demiştim ya, işte benim cevabım: ''Dün okulda çiçek oluştuk. Bizi de büyütür mü yağmurlar anne?'' Peki ya bilgiler, fikirler de buhar olup karışıyorsa damlalara? Susamış beyinlere sahradaki vaha oluyorsa o bilgi yüklü bulutlar?

Devamı www.kafkaokur.com
@kafkaokur #kafkaokur
10mon

» LOG IN to write comment.